Karadeniz Gazında 6 Yıllık Bilanço:
785 Milyar Metreküp Rezerv Türkiye’ye Ne Kazandırdı?

— Ekonomi365 Haber Merkezi

Karadeniz’deki yeni keşifler ve rezerv güncellemeleriyle Türkiye’nin açıkladığı toplam doğal gaz rezervi 785 milyar metreküpe ulaştı. Ekonomi365; 2020’den bugüne gerçekleşen üretimi, milyarlarca dolarlık yatırımları, teknolojik kazanımları, ithalata etkisini ve tüketicinin faturasına yansımasını araştırdı.

Türkiye’nin Karadeniz’de 2020’de başlattığı doğal gaz arama çalışmaları altıncı yılını geride bıraktı. Tuna-1 kuyusundaki ilk keşifle başlayan süreç; Amasra-1, Çaycuma-1 ve Göktepe-3 kuyularıyla genişledi.

Son açıklamalara göre Karadeniz’de bulunan toplam doğal gaz rezervi 785 milyar metreküpe ulaştı. Ancak bu miktar bugün tek seferde yapılan yeni bir keşfi değil, 2020’den bu yana açıklanan keşiflerin ve rezerv güncellemelerinin toplamını ifade ediyor.

Karadeniz gazında son durum:
  • Açıklanan toplam rezerv: 785 milyar m³
  • Mevcut günlük üretim: 9,5 milyon m³
  • 2023’ten bugüne toplam üretim: 6,7 milyar m³
  • Üretimdeki kuyu sayısı: 12
  • Faz-2 hedefi: Günlük 20 milyon m³
  • 2028 hedefi: Günlük 45 milyon m³ ve toplam 54 kuyu

320 milyar metreküple başlayan süreç

2020 — Tuna-1

21 Ağustos’ta 320 milyar metreküplük ilk keşif açıklandı. Ekim ayında tahmin 405 milyar metreküpe yükseltildi.

2021 — Amasra-1

135 milyar metreküplük yeni keşifle açıklanan toplam rezerv 540 milyar metreküpe çıktı.

2022 — Sakarya revizyonu ve Çaycuma-1

Sakarya Gaz Sahası 652 milyar metreküpe güncellendi. Çaycuma-1’deki 58 milyar metreküple toplam 710 milyar metreküpe ulaştı.

2025 — Göktepe-3

Abdülhamid Han Sondaj Gemisi’nin 75 milyar metreküplük keşfiyle toplam rezerv 785 milyar metreküpe yükseldi.

Karadeniz gazı 2023’te sisteme girdi

Keşfin ardından Sakarya Gaz Sahası ile Zonguldak’taki Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisi arasına 170 kilometrelik deniz altı boru hattı döşendi. Denizin yaklaşık 2 bin 200 metre altında üretim sistemi kuruldu. Kuyular, kontrol hatları ve kimyasal taşıma hatları karadaki tesise bağlandı.

Karadeniz gazı 20 Nisan 2023’te karaya ulaştırıldı. İşlenen gaz, 30 Ağustos 2023’te BOTAŞ’ın ulusal doğal gaz iletim sistemine verilmeye başlandı.

Sakarya Gaz Sahası’nın ilk fazında 12 kuyu üretime alındı. Günlük üretim 9,5 milyon metreküpe çıkarıldı. Son verilere göre 2023’ten bugüne kadar sahadan toplam 6,7 milyar metreküp doğal gaz üretildi. Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye’de üretilen doğal gazın yüzde 92’si Sakarya Gaz Sahası’ndan sağlandı.

Günlük 20 milyon metreküp hedefi henüz gerçekleşmedi

Sakarya Gaz Sahası’nın ikinci fazında Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu kullanılacak. Şubat 2025’te platformun 2026’nın temmuz veya ağustos ayında devreye alınması hedeflenmişti. Son açıklamada ise platformun 2026’nın son çeyreğinde faaliyete geçeceği belirtildi. Böylece Faz-2 takvimi önceki hedeflere göre birkaç ay ileriye kaydı.

Osman Gazi devreye girdiğinde günlük üretimin 20 milyon metreküpe yükselmesi ve yaklaşık 8 milyon hanenin tüketimine eş değer gaz üretilmesi planlanıyor. Faz-3 kapsamında kurulacak ikinci yüzer üretim tesisinin 2028’de sisteme katılmasıyla günlük üretimin 45 milyon metreküpe ulaşması hedefleniyor.

Türkiye sondaj için ne kadar yatırım yaptı?

Karadeniz gazının maliyeti yalnızca kuyulardan oluşmuyor. Türkiye; sismik araştırma, sondaj, kuyu tamamlama, deniz altı üretim sistemleri, boru hatları, kara işleme tesisi ve yüzer üretim platformları için kapsamlı bir altyapı kurdu.

Türkiye’nin enerji filosunda Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Çağrı Bey ve Yıldırım olmak üzere altı derin deniz sondaj gemisi bulunuyor. Filoda ayrıca Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis sismik araştırma gemileri, 11 destek gemisi, bir deniz inşaat gemisi ve Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu yer alıyor.

İlk üç geminin maliyeti 744,5 milyon dolar

Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in 2021’de TBMM’de verdiği bilgilere göre Fatih, Yavuz ve Kanuni’nin satın alma ve yeniden faaliyete geçirme maliyeti toplam 744,5 milyon dolara ulaştı.

GemiSatın almaYenileme ve reaktivasyonToplam
Fatih154 milyon dolar87,5 milyon dolar241,5 milyon dolar
Yavuz262,5 milyon dolar38 milyon dolar300,5 milyon dolar
Kanuni37,5 milyon dolar165 milyon dolar202,5 milyon dolar
Toplam744,5 milyon dolar

Bu tutarlara gemilerin sonraki yıllardaki personel, bakım, yakıt, liman, helikopter, sigorta ve sondaj operasyonu giderleri dâhil değil.

Türkiye’nin dördüncü sondaj gemisi Abdülhamid Han, 2022’de TPAO envanterine katıldı. Gemi, 3 bin 650 metre su derinliğinde çalışabiliyor ve 12 bin 120 metreye kadar sondaj yapabiliyor. Satın alma ve modernizasyon maliyetinin ayrıntılı resmî dökümü yayımlanmadı.

İki yeni gemiyle filo altıya çıktı

Türkiye, 2025’te Çağrı Bey ve Yıldırım adı verilen iki yeni yedinci nesil sondaj gemisini filosuna kattı. Güney Kore’de üretilen 228 metre uzunluğundaki gemilerin her biri 12 bin metreye kadar sondaj yapabiliyor ve 200 kişiye yaşam alanı sunuyor.

Sektör kaynakları iki geminin toplam satın alma bedelini yaklaşık 490 milyon dolar olarak bildiriyor. Bakanlık duyurularında maliyet açıklanmadığı için bu tutar kesinleşmiş resmî harcama olarak değerlendirilemez.

Yıldırım, Mayıs 2026’da Karadeniz’de Türkali-16 kuyusunda kuyu tamamlama çalışmalarına başladı. Çağrı Bey ise Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını gerçekleştirmek üzere Somali’ye gönderildi.

Sakarya Gaz Sahası için 145,2 milyar liralık yatırım planı

Sakarya Gaz Sahası yatırımı, 2022’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile proje bazlı devlet yardımı kapsamına alındı. Kararda sabit yatırım tutarı 145 milyar 177 milyon 716 bin 455 lira olarak belirlendi. Projenin başlangıç tarihi 1 Ocak 2021, yatırım süresi ise 11 yıl olarak açıklandı.

Proje kapsamında 1.018 kişilik ilave istihdam ve yatırım dönemi sonunda yıllık 14 milyar metreküplük üretim kapasitesi öngörüldü. Yatırıma gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, KDV iadesi ve vergi indirimi sağlandı.

Önemli ayrım: 145,2 milyar lira, 2022’ye kadar harcanmış toplam para değil; 11 yıllık dönem için açıklanan sabit yatırım tutarıdır. Kur, enflasyon, yeni kuyular ve sonraki fazlar nedeniyle projenin güncel toplam maliyetinin ayrıca açıklanması gerekiyor.

Faz-3 için 1,9 milyar dolarlık sözleşmeler

TPAO’nun bağlı şirketi Turkish Petroleum Offshore Technology Center, 2025’te Saipem’e yaklaşık 1,5 milyar dolarlık Faz-3 sözleşmesi verdi. Proje; yeni deniz altı sistemlerini, yüzer üretim tesisini ve tesisi Filyos’a bağlayacak ana boru hattını kapsıyor.

Göktepe sahasının Faz-3 sistemine bağlanması için Saipem’e yaklaşık 425 milyon dolarlık ek sözleşme verildi. Bu iş kapsamında toplam 153 kilometrelik üç yeni deniz altı boru hattı kurulacak. Açıklanan iki sözleşmenin toplamı yaklaşık 1,93 milyar dolara ulaşıyor.

Türkiye hangi teknolojiye sahip oldu?

Türkiye’nin en önemli kazanımlarından biri, sismik araştırma ve sondaj programını kendi filosuyla yürütebilme yeteneği oldu. Sismik gemiler deniz tabanının jeolojik yapısını inceliyor. Toplanan iki ve üç boyutlu verilerin ardından sondaj noktaları belirleniyor. Sondaj gemileri kuyuları açarken diğer gemiler kuyu tamamlama işlemlerini gerçekleştiriyor.

Bu kapasite, gemi kiralama ihtiyacını ve dış kısıtlamaların etkisini azaltıyor. Türk mühendis ve teknisyenlerin derin deniz tecrübesini artırıyor. Oruç Reis’in Somali’de 4 bin 464 kilometrekarelik alanda üç boyutlu sismik veri toplaması, Türkiye’nin bu kapasiteyi ülke dışına taşıdığını da gösteriyor.

Teknolojinin tamamı yerli mi?

Türkiye sondaj gemilerine, ruhsatlara ve operasyon yönetimine sahip. Ancak kullanılan ileri teknolojinin tamamı Türkiye’de üretilmiyor. Altı sondaj gemisi yurt dışında inşa edildi. Oruç Reis ise Türkiye’de üretilen sismik araştırma gemisi olarak filoda yer alıyor.

Sakarya Gaz Sahası’nın deniz altı sistemlerinde SLB, Subsea7, Wood ve Saipem gibi uluslararası şirketler görev aldı. Bu nedenle gemilere sahip olmak operasyonel bağımsızlık sağlasa da ileri deniz altı ekipmanlarında dış teknoloji kullanımı sürüyor.

Teknoloji alanıMevcut durum
Sondaj filosuTürkiye’ye ait; gemiler ağırlıklı olarak yabancı yapım
Sismik araştırmaOruç Reis Türkiye’de üretildi; Barbaros yurt dışından alındı
Ruhsat ve saha yönetimiTürkiye ve TPAO’nun kontrolünde
Deniz altı sistemleriUluslararası teknoloji ve yüklenici ağırlığı sürüyor
Filyos işleme tesisiTürkiye’de kuruldu; yerli ve yabancı tedarikçiler çalıştı

Karadeniz gazının ekonomiye katkısı ne oldu?

İlk keşif 2020’de yapılmasına rağmen ekonomik değer oluşturacak üretim 2023’te başladı. Bu nedenle 2020–2022 döneminde gaz keşfinin ithalatı azaltan doğrudan bir katkısı bulunmadı. Bu yıllarda sondaj, boru hattı, deniz tabanı sistemi ve Filyos tesisi için yatırım harcaması yapıldı.

Doğrudan ekonomik katkı, gazın 30 Ağustos 2023’te BOTAŞ sistemine verilmesiyle başladı. Bugüne kadar üretilen 6,7 milyar metreküp gaz, aynı miktarda ithalat yapılması ihtiyacını azalttı. Ancak toplam parasal katkı; yıllara göre gaz fiyatları, ithalat sözleşmeleri ve üretim maliyetleri açıklanmadan kesin olarak hesaplanamaz.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, günlük 9,5 milyon metreküplük mevcut üretimin yıllık yaklaşık 1,5 milyar dolarlık doğal gaz ithalatını önlediğini belirtiyor.

Enerji ithalatındaki düşüşün tamamı Karadeniz gazından mı?

Türkiye’nin toplam enerji ithalatı faturası 2022’de 96,5 milyar dolara kadar yükseldi. Bu tutar 2023’te yaklaşık 70 milyar dolara, 2024’te ise 66 milyar dolar seviyesine geriledi.

Bu düşüşün tamamını Karadeniz gazına bağlamak doğru değil. Uluslararası petrol ve doğal gaz fiyatları, döviz kuru, hava sıcaklıkları, ekonomik büyüme ve enerji tüketimi de ithalat faturasını etkiliyor.

Türkiye 2025’te 3,11 milyar metreküp doğal gaz üretirken 58,34 milyar metreküp ithalat yaptı. Bakanlık bu veriler üzerinden doğal gazdaki dışa bağımlılığı yüzde 95 olarak hesaplıyor. Karadeniz gazı ithalatı azaltıyor ancak Türkiye’yi doğal gazda dışa bağımlılıktan henüz kurtarmış değil.

Tüketici Karadeniz gazından ne kazandı?

Karadeniz gazının tüketiciye en doğrudan yansıması 2023’te uygulanan ücretsiz doğal gaz desteği oldu. Konut, ibadethane ve cemevi abonelerinin 24 Nisan–31 Mayıs 2023 dönemindeki ilk faturalarının tamamı devlet tarafından karşılandı. Ardından 1 Mayıs 2024’e kadar her ay 25 metreküplük tüketim için ücret alınmadı.

Ancak ücretsiz gazın bedeli ortadan kalkmadı. Tutar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılandı. Uygulama tüketici için ücretsiz olsa da kamu maliyesi açısından harcama oluşturdu. Bu nedenle destek, Karadeniz gazının üretim maliyetinden sağlanan doğrudan indirimden çok sosyal enerji desteği niteliği taşıdı.

“Dört milyon hane” ne anlama geliyor?

Resmî açıklamalarda mevcut üretimin yaklaşık 4 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını karşıladığı belirtiliyor. Bu ifade, belirli dört milyon haneye yalnızca Karadeniz gazı gönderildiği anlamına gelmiyor.

Karadeniz’de üretilen gaz BOTAŞ’ın ulusal iletim sistemine aktarılıyor ve ithal gazla aynı şebekede tüketiciye ulaştırılıyor. Dört milyon hane ifadesi, üretim miktarının yıllık ortalama konut tüketimi üzerinden hesaplanan karşılığını gösteriyor.

Karadeniz gazı faturaları düşürdü mü?

Karadeniz gazının sisteme verilmesi, konut tarifelerinde üretim miktarıyla aynı oranda otomatik indirim oluşturmadı. Tüketicinin ödediği fiyat; ithal gaz maliyetleri, döviz kuru, BOTAŞ tarifesi, vergiler, dağıtım giderleri ve kamu desteğiyle birlikte belirleniyor.

Yerli üretim BOTAŞ’ın ithal etmesi gereken miktarı ve döviz ihtiyacını azaltıyor. Bu katkı fiyat artışlarının sınırlandırılmasına veya kamu sübvansiyonunun azaltılmasına yardımcı olabilir. Ancak tüketici faturasında Karadeniz gazından kaynaklanan tasarruf ayrı bir kalem olarak gösterilmediği için hane başına kalıcı katkı net biçimde ölçülemiyor.

Üretim hedefleri gerçekleşirse tablo nasıl değişecek?

Üretim aşamasıGünlük kapasiteYıllık karşılığı2025 ithalatına oranı
Mevcut üretim9,5 milyon m³Yaklaşık 3,5 milyar m³Yaklaşık %6
Faz-2 hedefi20 milyon m³Yaklaşık 7,3 milyar m³Yaklaşık %12,5
2028 hedefi45 milyon m³Yaklaşık 16,4 milyar m³Yaklaşık %28

Hesaplama, açıklanan günlük kapasitenin yıl boyunca kesintisiz kullanıldığı varsayımına dayanıyor. Gerçek üretim; kuyu performansı, bakım duruşları ve teknik koşullara göre değişebilir.

785 milyar ile 544 milyar metreküp arasındaki fark

Resmî açıklamalarda Karadeniz’deki toplam doğal gaz rezervi 785 milyar metreküp olarak veriliyor. Buna karşılık Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 31 Ağustos 2026’da güncellediği bilgi sayfasında Türkiye’nin üretilebilir doğal gaz rezervi yaklaşık 544 milyar metreküp olarak gösteriliyor.

İki rakam farklı rezerv tanımlarına, değerlendirme tarihlerine veya üretilebilirlik hesaplarına dayanıyor olabilir. Kullanılan sınıflandırma ayrıntılı biçimde açıklanmadığı için 785 milyar metreküpün ne kadarının teknik ve ekonomik olarak üretilebileceği net olarak görülemiyor.

Sonuç: 785 milyar metreküplük toplam açıklanan rezervin tamamını bugünkü teknik ve ekonomik şartlarda üretilebilecek kesin miktar olarak değerlendirmek doğru değil. Rezerv sınıflandırmasının kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerekiyor.

Ekonomi365 analizi: Asıl ölçü üretim, maliyet ve faturadır

Karadeniz’de toplam doğal gaz rezervinin 785 milyar metreküpe ulaşması Türkiye açısından stratejik bir kazanım. Türkiye altı sondaj gemisine sahip oldu, derin deniz operasyon tecrübesi kazandı ve yerli gazı ulusal sisteme verdi.

Ancak projenin ekonomik başarısını yalnızca bulunan rezervin tahmini değeriyle ölçmek yeterli değil. Sakarya Gaz Sahası’nın güncel toplam yatırım maliyeti, bir metreküp gazın üretim ve taşıma maliyeti, gemilerin yıllık işletme gideri ve yabancı şirketlere yapılan teknoloji ödemeleri açıklanmalı.

Yanıt bekleyen temel sorular:
  • Sakarya Gaz Sahası’nın bugüne kadarki toplam yatırım maliyeti ne kadar?
  • Bir metreküp Karadeniz gazı kaça üretiliyor?
  • Üretim hedefleri neden önceki takvime göre ileriye kaydı?
  • 785 milyar metreküpün ne kadarı ekonomik olarak üretilebilir?
  • Önlenen ithalatın ne kadarı tüketici tarifelerine yansıdı?

Karadeniz gazı bugün Türkiye’nin doğal gaz ihtiyacının bir bölümünü karşılıyor ve resmî hesaplamaya göre yıllık yaklaşık 1,5 milyar dolarlık ithalatı önlüyor. Buna rağmen doğal gazdaki dışa bağımlılık yüzde 95 düzeyinde bulunuyor.

Projenin gerçek başarısı; rezerv manşetinden çok günlük üretimin önce 20 milyon, ardından 45 milyon metreküpe çıkarılması, yatırım maliyetinin şeffaf biçimde açıklanması ve sağlanan tasarrufun tüketicinin faturasına kalıcı olarak yansımasıyla ölçülecek.

Kaynaklar

Benzer Haberler